AnasayfaHaber

Üniversite Öğrencileri’nden 1 Mayıs değerlendirmesi: “Kampüsten sokağa biz kazanacağız”

Üniversite Öğrencileri’nden 1 Mayıs değerlendirmesi: “Kampüsten sokağa biz kazanacağız”

Üniversite Öğrencileri, 1 Mayıs'ı değerlendirdikleri bir açıklama yayımlayarak, "Sarayın doğrudan yönetimi ve denetimi altına

Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Tahir Çetin ile maden işçisi Ali Faik İnter geçirdikleri kazada hayatını kaybetti
COVID-19 geçirdiği süreçte çalışamayan ve ücretini alamayan işçi Fedai Kuşçu intihar etti
Emek örgütleri tam kapanma öncesi 1 Mayıs için sokağa çıktı: İl il eylemler…

Üniversite Öğrencileri, 1 Mayıs’ı değerlendirdikleri bir açıklama yayımlayarak, “Sarayın doğrudan yönetimi ve denetimi altına alınmaya çalışıldığı tabloda üniversiteliler olarak 1 Mayıs’ta evlerde oturup sessiz kalamazdık” dedi

1 Mayıs’ta Taksim’e yürümek istediği için darp edilerek gözaltına alınan üniversiteliler bir gece nezarethanede birinin COVID-19 testinin pozitif çıkmasına rağmen bir arada tutulmuştu. Üniversiteliler nezarethaneye götürülürken Fatih ilçesi Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nde işkenceye uğramıştı. Üniversite Öğrencileri 1 Mayıs’ın değerlendirmesi ile birlikte o gün yaşananları da anlattıkları bir açıklama yayımladı.

Açıklamada üniversiteliler, “1 Mayıs için değil alanlarda olmak, 1 Mayıs adının dahi yasaklandığı atmosferde 2021 1 Mayıs’ını karşıladık” diyerek şunları söyledi:

Emekçilerin salgın koşullarında her gün işe gitmek zorunda bırakıldığı ve evlere kapatılan işçilere ise hiçbir gelir güvencesi sağlanmadığı günlerden geçiyoruz. 1 Mayıs gününün de içinde bulunduğu “tam kapanma” sözde sağlık önlemi olarak karşımıza çıkmış oldu. Oysa anlıyoruz ki tam kapanmanın toplumsal muhalefeti baskılamak, içinde bulunduğu koşullardan hoşnutsuz olan halkın ses çıkarmasını önlemek dışında herhangi bir amacı yok.

“Üniversiteliler olarak 1 Mayıs’ta evlerde oturup sessiz kalamazdık”

Geleceğimizin “pudra şekerleriyle” elimizden alındığı, KYK borçlarıyla iktidarın üniversitelileri borç batağına sürüklediği, üniversitelerimizin salgının ortaya çıkarmış olduğu tüm krizleri çözebilecek bilgiyi üretmesi için seferber edilmesi yerine sermayeye peşkeş çekecek bilgi üretimi için araçsallaştırıldığı, kalifiye eleman yetiştirecek okullar olarak tasarlandığı, kayyum rektörlerle Sarayın doğrudan yönetimi ve denetimi altına alınmaya çalışıldığı tabloda üniversiteliler olarak 1 Mayıs’ta evlerde oturup sessiz kalamazdık.

“Gücümüz yerinde, yüreğimiz yetiyor”

Boğaziçi direnişi ile birlikte iktidarın anti demokratik kayyum uygulamalarına karşı memleketin dört bir yanından itiraz ettik. Tüm renklerimizle ve seslerimizle faşizme, AKP’ye, kayyumlara, nefrete, türcülüğe karşı yükselen sesimiz üniversitelerden memlekete itiraz etme hakkımızı ve değiştirebilme gücümüzü hatırlattı. Gücümüz yerinde, yüreğimiz yetiyor diyerek Boğaziçi direnişi ile tüm memleketi yaklaşık 4 aydır isyanımızın coşkusuyla kucakladığımız günlerin birikimini “Kampüsten Sokağa Biz Kazanacağız!” diyerek 1 Mayıs’ta sokağa taşıyarak gençliğin selamını bıraktık.

“Boğaziçi direnişinin iktidara saldığı korku devam ediyor”

1 Mayıs günü Taksim’e yürümek isteyip gözaltına alınan 21 üniversiteliden 8’inin bir gece nezarethanede kalmasına da değinilen açıklamada üniversitelilerden birinin COVID testinin pozitif olmasına rağmen diğer üniversitelilerle tutulmasına da tepki gösterildi:

1 Mayıs günü başta İstanbul olmak üzere ülkenin pek çok yerinde toplumsal muhalefet güçleri iktidarın baskı rejimine karşı yasakları tanımayanlar olarak sokakları coşkuyla doldurdu. Biz üniversiteliler de emeğin yanında, üniversitenin öz sorunlarıyla açığa çıkan taleplerimizi sokaklarda haykırdık. 1 Mayıs gözaltıları hakkında aynı akşam serbest bırakılma kararı verilirken yazılı olmayan talimatlarla, hukuki gerekçeler olmaksızın üniversite öğrencileri olarak eylem yapan 21 kişiden 8’i serbest bırakılmadı. Gözaltı sırasında nezarethaneye alınmadan önce kamerasız bölgede üniversiteliler işkenceye maruz bırakıldı. Gözaltındaki üniversitelilerden birinin COVID testi pozitif olmasına rağmen diğer üniversitelilerle tüm gece aynı nezarethanede tutuldu. Tüm bunlar bizlere gösteriyor ki Boğaziçi direnişinin iktidara saldığı korku devam ediyor. 1 Mayıs’ta üniversitenin sözünü sokaklara taşımamız ne özel talimatlarla ne de yasaklarla engellenemedi, engellenemeyecek.

İktidara seslenen üniversiteliler, “Korkun, haklısınız; üniversitelerdeki piyasacı ve anti-demokratik uygulamalarınıza sessiz kalmayacağız, başta işçi sınıfı olmak üzere tüm toplumsal muhalefetle yan yana olmaya devam edeceğiz” diyerek açıklamayı şöyle bitirdi:

Bu cüretimiz, bilincimiz ve aklımız sizin sonunuzu getirecek. Üniversiteliler olarak nasıl ki 1 Mayıs’ta yan yana olup haklı taleplerimizi haykırdıysak bundan sonra da üniversitelerde iktidarın faşist, cinsiyetçi, homofobik politikalarına ve sermayenin saldırılarına karşı demokratik üniversiteler için omuz omuza olup ortak irademizi büyüteceğiz. Eski yıkılacak; aklın, bilimin, özgürlüğün dünyası için kolları sıvadık!

İlgili haberler:

Emekciler.net

YORUMLAR

WORDPRESS: 0