AnasayfaHaber

TTB’den 28 günlük tam kapanma çağrısı: COVID-19 vaka sayılarında mart ortasından bu yana yüzde 100’lük artış

TTB’den 28 günlük tam kapanma çağrısı: COVID-19 vaka sayılarında mart ortasından bu yana yüzde 100’lük artış

Koronavirüs günlük vaka sayıları Mart 2021'in ortasından bu yana yüzde 100'lük bir artış göstererek 30 binli sayılara ulaştı.

Ünye Devlet Hastanesi’nde neler oluyor?
Migros depo işçileri eylem yaptı, patron Tuncay Özilhan mahallesine özel “eylem yasağı” kararı aldırdı
Haiti Devlet Başkanı Moïse lüks villasında öldürüldü: Koltuğu bırakmıyor, muhaliflerini tutuklatıyor, “ben diktatör değilim” diyordu

Koronavirüs günlük vaka sayıları Mart 2021’in ortasından bu yana yüzde 100’lük bir artış göstererek 30 binli sayılara ulaştı. Türk Tabipleri Birliği’nden 28 günlük tam kapanma çağrıları devam ederken, iktidar ülkeyi aşı krizine soktu. 26 Mart tarihinde COVID-19 salgınının yönetilememesi sonucu vaka ve ölüm artışları yaşanması ile ilgili basın toplantısı düzenleyen TTB değerlendirmelerini ve önerilerini açıkladı

Koronavirüs günlük vaka sayıları Mart 2021’in ortasından bu yana yüzde 100’lük bir artış göstererek 30 binli sayılara ulaştı. Türk Tabipleri Birliği’nden 28 günlük tam kapanma çağrıları devam ederken, iktidar ülkeyi aşı krizine soktu. 26 Mart tarihinde COVID-19 salgınının yönetilememesi sonucu vaka ve ölüm artışları yaşanması ile ilgili basın toplantısı düzenleyen TTB değerlendirmelerini ve önerilerini açıkladı.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı tam 68 yıl önce, 26 Mart 1953’te geliştirdiği çocuk felci aşısının patenti sorulduğunda “Güneşi patentleyebilir misiniz?” karşılığı veren Dr. John Salk’ı ve hakları için İstanbul’dan Ankara’ya yürüyen kamu emekçilerini selamlayarak toplantıyı açtı. Kontrolsüz bir normalleşme sonucu artan vaka ve ölüm sayılarıyla bir sosyal cinayet yaşandığını söyleyen Korur Fincancı, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun attığı adımların salgını önlemediğini belirtti. Korur Fincancı toplumun derin bir yoksulluk ile karşı karşıya kaldığını ve sosyal iyilik ortamı yaratılamadığını da kaydetti.

TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Meltem Günbeği pandemi döneminde kadına ve çocuğa yönelik şiddet vakalarının arttığına dikkat çekti. Şiddetin önlenmesi için farklı mekanizmalar kurulması gerekirken İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine tepki gösteren Günbeği, bu karardan derhal vazgeçilmesi ve şiddeti önleyecek yeni düzenlemeler için çağrı yaptı. TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Kazım Doğan Eroğulları, Sağlık Bakanlığı yerine İçişleri Bakanlığı genelgeleriyle ve salgını hastanede karşılamaya çalışan bir salgın yönetimi olduğunu ifade etti. Eroğulları aile hekimliği birimlerindeki mekan ve çalışan eksikliklerinin derhal giderilmesi gerektiğini dile getirdi.

Basın açıklamasını ise TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten yaptı. Dünyadaki ve Türkiye’deki güncel COVID-19 verilerini paylaşan Ökten, fazladan ölüm sayılarından hareketle Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan verilerin ise gerçekliği yansıtmadığının altını çizdi. “Kısa sürede bu kadar vaka artışı dünyadaki birçok ülke gibi Türkiye’nin de bir tsunami ile karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Bu tırmanış eğilimi devam ederken sosyal dayanışmayla güçlendirilmiş daha ciddi önlemlere ihtiyacımız var” diyen Ökten, TTB’nin önerilerini ise şöyle sıraladı:

Ekonomik ve sosyal tedbir paketleri ile ekonomik sıkıntı içinde olan yurttaşlarımızın desteklenmesi sağlanmalıdır.

Başta yoksul halk kesimleri olmak üzere halka parasız ve nitelikli maske dağıtılmalı, su ve hijyen ürünleri ücretsiz sağlanmalıdır.

Geçen bir yıllık süreçte saklanan vaka sayıları başta olmak üzere ölüm sayıları açıklanmalı, aşı ile ilgili süreçler toplum ile şeffaf bir biçimde paylaşılmalı, risk haritalarının hangi kriterlere göre yapıldığı kamuoyuna açıklanarak pandemiye karşı yürütülen mücadelede şeffaf olunmalıdır.

Gelinen aşamada Bilim Kurulu’nun aldığı kararlar açıklanmalı, alınan kararlar iktidar tarafından uygulanmıyorsa, Bilim Kurulu üyeleri yönetilemeyen pandemi mücadelesine ortak olmamalıdır. Sağlık Bakanlığı başarısız olduğunu kabul etmeli, tüm sorumlular istifa etmeli, antidemokratik salgın yönetimine son verilerek başta sağlık örgütleri olmak üzere toplum katılımı önemsenerek dayanışma içerisinde bir mücadele stratejisine geçilmelidir.

Aşıda patentin kaldırılmasına yönelik uluslararası alanda çaba yürütülmelidir.

Öğretmenlere, toplu yaşam alanlarında bulunan ve çalışma zorunluluğu olanlar için hızlı bir aşı programına geçilmelidir.

Başta temaslılar olmak üzere yaygın test yapılmalı, özellikle iş yerlerinde filyasyon çalışmalarına devam edilmelidir.

SARS-CoV-2 virüs varyantlarıyla enfeksiyon oranlarının ne olduğu, SARS-CoV-2 virüs varyantlarının hangi laboratuvarlarda ve hangi testle değerlendirildiği, endişe verici varyantların illere göre dağılımı açıklanmalıdır. Varyant suşlarla ilgili laboratuvar çalışmaları artırılmalı, salgın yönetiminde virüs varyantları göz ardı edilmemelidir.

İllerde çok yoğun olan caddelerde hareketlilik azaltılmalıdır.

İnsanlar arasında kapalı ortamlarda toplu temaslar kısıtlanmalıdır.

Son haritalamaya göre 100 bin kişide yeni vaka sayısının 100’ü aştığı bölgelerde, iller arası seyahat sınırlamalarına gidilmelidir.

COVID-19 illiyet bağı aranmaksızın sağlık çalışanları için meslek hastalığı kabul edilmelidir.

Sağlık çalışanların çalışma koşulları ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmalı, adaletli ve emekliliğe yansıyan ücret sağlanmalıdır. KHK’li başta olmak üzere yeterli sağlık çalışanı atanması yapılmalıdır.

“Önerimiz, 28 gün tam kapanma”

TTB COVID-19 İzleme Kurulu Üyesi, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Prof. Kayıhan Pala, Türkiye’nin koronavirüs salgınında birinci dalgayı bugüne kadar atlatamadığını belirtti ve vaka artışlarına karşı 28 günlük tam kapanma gerektiğini söyledi.

Sözcü’den İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Pala, Türkiye’de vakaların yükselmesini iki nedenle açıkladı:

Birincisi, virüsün İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya varyantı Türkiye’de etkisini gösterdi. İkincisi, Türkiye yeniden açıldı. Virüs varyantlarla birlikte yükseldiği halde alınan bu karar, tabloyu daha yüksek bir noktaya getirdi. Yarından itibaren tam kapanmaya ihtiyaç var. Ölümlerdeki artış sürecek gibi görünüyor. Önerimiz, 28 gün tam kapanma. Önce ekonomik ve sosyal koşulları sağlamamız gerekir. Ardından fırın ve hastaneler dışındaki iş yerleri kapanmalı. Asıl kritik olan, 28 gün sonra nasıl yeniden açılma kararı vereceğimizdir. Her yer aynı anda açılırsa 28 gün boşa gider. Kademeli açılmalıyız. Temel perspektif, küçük iş yerlerinin önce açılması, büyüklerin geriye bırakılmasıdır.

Pala, aşı programına ilişkin de şunları kaydetti:

Bizim hedeflediğimiz aşılanacak kişi sayısı, 60 milyon. Bugün itibarıyla iki dozunu yaptığımız insan sayısı daha yüzde 11. Yani, toplamda 6.4 milyon insan… Hedefin yüzde 11’ini aşılayabilmiş bir ülkede aşıyla kısa zamanda koruma sağlamak mümkün değil. Üstelik 70 günü geride bıraktık. Bakan, “Günde 1 milyondan fazla aşılarız” diyordu. 70 milyon aşıyı şimdiye yapmalıydık! Bakın, Sinovac’ın hastalık geçirilmesine karşı koruma oranı yüksek değil. Nitekim, sağlık çalışanlarında ve toplumda ikinci doz aşıyı olduğu halde hastalananlar var.

Emekciler.net

YORUMLAR

WORDPRESS: 0