AnasayfaHaber

Trakya Platformu’ndan Trakya ve Marmara Belediyeler Birliği’ne çağrı: “Sessizliğinizi bozun, bu yıkım faaliyetlerine karşı halk ile birlikte hareket edin”

Trakya Platformu’ndan Trakya ve Marmara Belediyeler Birliği’ne çağrı: “Sessizliğinizi bozun, bu yıkım faaliyetlerine karşı halk ile birlikte hareket edin”

Trakya Platformu’ndan yapılan açıklamada, Saros FSRU Liman Projesi iptal edilmediği takdirde Saros Körfezi’nin kaybedileceği v

“Basın özgürlüğü, evrensel ve yerel hukukun güvencesi altındadır ve aykırı her türlü uygulama suçtur!”
Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu’ndan çağrı: “Gün bir araya gelme günüdür”
Siyaset bilimi profesörüne dış politika eleştirisi yaptığı için soruşturma: “Özellikle hükümet ve onun mensuplarına…”

Trakya Platformu’ndan yapılan açıklamada, Saros FSRU Liman Projesi iptal edilmediği takdirde Saros Körfezi’nin kaybedileceği vurgulanırken, Trakya Belediyeler Birliği ve Marmara Belediyeler Birliği’ne sessizliklerini bozma ve halkla birlikte hareket etme çağrısı yapıldı

İstanbul’dan sonra en yüksek oranda tehdit ve tahrip altında bulunan bölgenin Trakya olduğu bugün Kuzey Ormanları Araştırma Derneği’nin raporu ile ortaya konuldu. Dünyadaki en eşsiz körfezlerden biri olan Saros Körfezi ve çevresindeki ormanlık alanlar, FSRU Doğalgaz limanı ve boru hattı projesiyle hızla tahrip edilmektedir. Ancak Saros Körfezi’nde Sazlıdere ve Gökçetepe köyleri arasında Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş (BOTAŞ) tarafından yapımına başlanan Saros Yüzer LNG Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) Gemi Limanı ve Boru Hatları Projesi için Sazlıdere Köyü’nün kıyıları 3’üncü bilirkişi heyetinin raporuna rağmen BOTAŞ tarafından tahrip edilmeye devam ediyor.

Son zamanlarda deniz kıyılarında çokça görülen “deniz salyaları”nın da ardından Trakya Platformu açıklama yayımladı. Açıklamada Trakya ve Marmara Belediyeler Birliği’ne çağrı yapıldı.

Trakya Platformu’ndan yapılan açıklamada, “2020 Eylül ayında Birleşmiş Milletler açıkça ‘insanlığın ciddi bir yol ayrımında bulunulduğu, doğayı kurtarmak için acil harekete geçmesi gerektiği’ konusunda uyarıda bulunmuştur. Doğa umursanmadan, sadece çıkarlar düşünülerek gerçekleştirilen bu zihniyetin en tipik örneğini, Saros FSRU projesinde ve iç bir deniz olan Marmara Denizi’nde gözlemlemekteyiz” denilerek “deniz salyası” adı verilen oluşumun ortaya çıkması şöyle anlatıldı:

1971 tarihli İstanbul Kanalizasyon Projesi’nde (DAMOC 1971) atıkların arıtılması öngörülürken, İstanbul Kanalizasyon Projesi Revizyonu’nda (CAMP-TEK-SER 1975) arıtma yerine, Akdeniz’den gelip Karadeniz’e ulaşan, tuzlu ve dolayısı ile yoğun alt akıntının bir “taşıyıcı bant” (konveyör) olarak kullanılıp, arıtılmamış atıkların bu yolla Karadeniz’e postalanması yoluna gidilmiştir.

Zamanında bilim insanlarının ve kurumların karşı çıktığı bu proje her şeye rağmen “Bu kadar büyük bir proje gerçekleştirilirken, mikroskobik planktonların ne önemi olabilir ki?” söylemi ile bir anlamda bilim ile inatlaşarak, 1989 senesi başında, atıkların arıtılmaksızın “Derin deniz deşarjı” adı altında Marmara Denizi’ne basılması hayata geçirilmiştir.

“Arıtılmaksızın yapılan deşarjların sonucunda oluşan bulanıklık dolayısı ile yüzey suyu sıcaklıklarında anormal artışlar”

1989 Temmuz ayında Marmara Denizi tarihinde ilk defa kırmızı-su (red-tide) olgusuna rastlanmıştır. 1989 Ekim ayında Marmara Denizi tarihinde ilk defa, Sarayburnu – Tuzla – Adalar üçgeninde kitlesel balık ölümlerine rastlanmış, durumun yarattığı şaşkınlık dolayısı ile İstanbul, Ankara ve bazı Karadeniz’e kıyısı olan kentlerde Valiliklerce balık satış ve tüketimi yasaklanmıştır. 1992 senesi Temmuz ayında Marmara Denizi tarihinde ilk defa yeşile bulanmış (green-tide), yemyeşil bir görünüm kazanmıştır. 1995 senesi Eylül ayında Marmara Denizi tarihinde ilk defa taraklı medüzlerin (balıkçı deyimi ile kay-kay) istilasına uğramış, Marmara Denizi genelinde denizanası adaları oluşmuş, balıkçılık uzun bir süre sekteye uğramıştır.

2000 senesine gelindiğinde Marmara Denizi tarihinde ilk defa balık istihsali dramatik şekilde düşmüş, genel istihsali sadece 1-2 tür balık taşır hale gelmiştir. Yine 2000 senesinden sonra arıtılmaksızın yapılan deşarjların sonucunda oluşan bulanıklık dolayısı ile yüzey suyu sıcaklıklarında anormal artışlar gözlenmiş, Marmara Denizi tarihinde ilk defa 2.5°C ortalama sıcaklık artışları görülmüştür.

“Tüm yurt genelinde uygulanmaya çalışılmaktadır”

2007 senesi Eylül ayında Marmara Denizi tarihinde ilk defa “deniz salyası” veya balıkçıların deyimi ile “lez” musilajagregat oluşumu Marmara Denizi genelinde görülmüş ve geriye kalan canlı hayata, geriye dönülmez zararlar vermiştir. Bu gün itibarı ile de söz konusu musilajagregat oluşumu Marmara Denizi genelinde kâbus gibi hüküm sürmektedir.

Günümüzde benzer yaklaşımlar İkizdere’de, Ergene’de, Istrancalarda, Saros Körfezi’nde, Tekirdağ’da, Kaz Dağları’nda, Kuzey Ormanları’nda, Karadeniz’e akan derelerde, cennet göllerimizde, meralarımızda, Akkuyu’da, kısaca denizlerimiz, koylarımız da dâhil tüm yurt genelinde uygulanmaya çalışılmaktadır.

“Derin deniz deşarjı denen yöntemin bir katliama yol açtığı ortaya çıkmıştır. Akıntıların konveyör olarak kullanılabileceği konusunun tam bir palavra olduğu kanıtlanmıştır. Bugün yaşadığımız doğa olaylarının çözümü, olumsuzluklara yol açan nedenlerin ortadan kaldırılması ve geçmişte bu olumsuzluklara yol açanların cezalandırılmasıdır” denilen açıklamada, Marmara Denizi’nin başına gelen devasa kirletme faaliyetinde ısrar gibi Saros FSRU Liman inşaatı ve işletmesinde ısrar ve halkla inatlaşma devam ederse Saros Körfezi’nin de kaybedileceğinin altı çizildi.

Açıklamanın devamında, FSRU Doğalgaz Limanı inşaatı ile Saros Körfezi’nin ekolojik açıdan çok kritik bir sürece itilmek istendiği belirtilen açıklamada, Marmara Denizi’nin atıklarla oksijensiz bırakılarak kirliliğin salyalaşması örneğinden, çevreyi korumakla görevli Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ders alması gerektiği ifade edildi.

Açıklamanın sonunda şunlar söylendi:

Marmara Denizi merkezi iktidar ve yerel iktidar yetkililerinin gözleri önünde yok edilmiştir. Marmara Denizi’ni kirleten vicdansızlık ve göz yuman umursamazlık Trakya’mızdaki yıkım projelerine karşı halkın öz gücüne dayanmak dışında bir çare olmadığını göstermektedir.

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çalışmaları durdurması kamu yararı için zorunluluktur”

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı açısından Saros Körfezi’ni kirletip yok edecek Saros FSRU Doğalgaz Liman ve Kara Boru Hattı çalışmalarını durdurmak kamu yararı için zorunluluktur. Daha fazla orman, kıyı, tarım ve deniz tahribatı yapılmadan Saros Körfezi’ndeki FSRU liman çalışmalarını durdurmak bilim ve hukukunda gereğidir.

Trakya Belediyeler Birliği ve Marmara Belediyeler Birliği’ne sessizliklerini bozma ve halkla birlikte hareket etme çağrısı yapıldı:

Saros Körfezi’nin doğal varlıklarıyla birlikte korunması için Saros FSRU inşaatının acilen durdurulması gerekmektedir. Trakya’da, Saros’da yaşayan insanların oylarıyla seçilmiş olan Trakya Belediyeler Birliğini ve Marmara Belediyeler Birliğini sessizliğini bozmaya, doğal varlıklarımıza, denizlerimize aktif şekilde sahip çıkmaya ve bu yıkım faaliyetlerine karşı halk ile birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.

Saros Körfezi’nde bu zulmü bizlere yaşatanları da bu vandalizme sesini çıkarmayanları da tarih bir gün mutlaka yargılayacaktır.

Ne olmuştu?

Saros Gönüllüleri Dayanışmasının Edirne İdare Mahkemesi’nde ilk açtığı davanın bilirkişi raporunu hazırlayan ve 10 bilim insanından oluşan heyet, projenin bölgede yapılamayacağına karar vermişti. Rapora rağmen yeniden ÇED süreci başlatılan projeye karşı Saros Gönüllüleri Dayanışması, Çevresel Etki Değerlendirme raporunun iptali ve imar planlarının iptali için Edirne İdari Mahkemesi’nde dava açmıştı. 3 ayrı bilirkişi heyetinin bölgede incelemelerde bulunmasının ardından raporlar açıklanırken; her 3 bilirkişi heyeti de projeye “yapılamaz” kararı vermişti. 5 Mart’ta Keşan Kent Konseyi ve Saros Gönüllüleri’nin çağrısıyla inşaatın yapıldığı alanda açıklama yapılmıştı. CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu ve Şarkıcı Haluk Levent’in de destek verdiği açıklamada “Saros’uma dokunma” diyerek tepki gösterilmişti.

İlgili haberler:

Emekciler.net

YORUMLAR

WORDPRESS: 0