AnasayfaHaber

Başkent EnerjiSa işçileri anlatıyor: “Eğer bir memlekette, zenginler zenginleşirken fakirler fakirleşiyorsa burada bir problem vardır”

Başkent EnerjiSa işçileri, Ankara Tok Sokak'ta bulunan toplanma merkezinin girişinde yaptıkları eylemde kendilerini sefalet üc

Ünye Devlet Hastanesi’nde neler oluyor?
Helikopter davasına dayanışma çağrısı: Suçlu değil gazeteciyiz
Yüksek vergiler ölümleri tırmandırıyor: Çorlu’da sahte içkiden ölenlerin sayısı 12’ye yükseldi

Başkent EnerjiSa işçileri, Ankara Tok Sokak’ta bulunan toplanma merkezinin girişinde yaptıkları eylemde kendilerini sefalet ücretine mahkum eden EnerjiSa ve TES-İŞ işbirliğindeki toplu iş sözleşmesi sürecini aktard

Toplu sözleşme sürecinde işveren EnerjiSa ve sarı sendika TES-İŞ’in işbirliğiyle sefalet ücretine mahkum edilen Başkent EnerjiSa işçileri, üç gündür eylemde. Bugünkü eylem için Ankara’nın çeşitli bölgelerinden işçiler Tok Sokak’ta bulunan toplanma merkezinde buluştu. eylemini takip etmek isteyen muhabirimiz, şirket yetkilileri ve Ankara polisi tarafından engellenmeye çalışıldıysa da işçilerin eylemi muhabirimizin önüne taşımasıyla açıklama yapıldı ve muhabirimiz de açıklamayı kayıt altına aldı.

İŞÇİLERİ SEFALET ÜCRETİNE MAHKUM EDEN ENERJİSA, PRESTİJİNİN DERDİNDE: “ÖZEL MÜLKTÜR, BASIN ALMIYORUZ”

Başkent EnerjiSa işçileri, yaptıkları açıklamada yaşadıkları süreçleri, bu sürece dair kendi duygu ve düşüncelerini ifade ettiler. İlk sözü işçilerden Murat Er aldı. Er, konuşmasında eyleme gelen insanların kötü bir niyetlerinin olmadığını ancak yine de işten atılma korkusuyla geldiklerini defalarca vurgularken insanca yaşayabilecek bir ücret talep ettiklerini ifade etti.

Murat Er’in konuşması şöyle:

“Sadece geçinebileceğimiz bir ücret talep ediyoruz”

Uzun süredir burada çalışan arkadaşlar olarak bugün, bırakın bu zor işin karşılığını almayı, mevcut şartlarda geçinemeyeceğimiz bir ücret alıyoruz. Biz sendikayla şirket arasında imzalanan sözleşmenin yeniden gözden geçirilmesini istiyorurz. Öncelikle bu işin zorluğunu, risklerini gözeten ve geçinebileceğimiz bir ücret verilmesini istiyoruz.

2005 yılının birinci ayından itibaren kesme-açmada işe başlamış. İlk özelleştirme yapılan arıza-onarım-bakım biriminde işe devam etmiş ve o süreçten sonra EnerjiSa devlet personellerini almaya başladıktan sonra bu şirkete giren ve çalışan bir arkadaşınızım. Bu süreçte bana ne oldu derseniz, ben arkadaşlarım adına da bunu söylüyorum. Benim kart limitimin eksisi ne kadarsa her ay maaşım oraya düşüyor. Bütün arkadaşlarımın da öyle olduğuna eminim. Çünkü çevremde hangi arkadaşımı tanıyorsam kart limitleri almış başını yürümüş. Maaş kartları her gün ekside.

Bizim rahat geçinebileceğimiz, sadece karnımızı doyurabildiğimiz değil, mesul olduğumuz insanları da huzur ve rahat içinde yaşatabilecek bir ücret talep ediyoruz. Bugüne kadar bunu göremedik. Belki ülkemizin şartları, belki şirketin şartları buna müsade etmedi. Bilemiyoruz bunun nedenini. Bizim bir amacımız var. Biz, güzel bir şekilde, yıkıcı olmadan, devletimize, polisimize, şirketimize zarar vermeden sadece geçinebileceğimiz bir ücret talep ediyoruz.

Bu sözleşme imzalanmış olabilir. Sendikamızın genel başkanı “Sözleşmeyi imzalamadım” demesine rağmen, üzücü bir şekilde, onca işçinin vebaline girerek bu sözleşmeyi imzaladı. Bunu açıkçası hiç doğru bulmadık.

“Eğer bir memlekette, zenginler zenginleşirken fakirler fakirleşiyorsa burada bir problem vardır”

Bizi pek memnun etmeyen ücretlerle senelerce burada çalışmak zorunda kaldık. Eğer bir memlekette, zenginler zenginleşirken fakirler fakirleşiyorsa burada bir problem var demektir. Bu problemin çözülmesini istiyoruz. Farklı bir amacımız yok. Biz gayet insani, gayet barışçıl, gayet iyi niyetli olarak buraya geldik. Kulaklarına neler gitmiştir, bilmiyorum. Arkadaşlarımızın hiçbiri de burada kötü amaçlarla bulunmadılar, bulunmayacağız da bundan sonra.

Bakın burada bu insanlar, korkarak geldi. Hepsinin evinde eşi, çocuğu bekliyor. Ya da birileri evlenecek, düğün yapacak. Ya da birilerinin sorumlu olduğu annesi, babası, kardeşi var. Buraya işten atılma korkusuyla geldi bu insanlar. Korkarak geldi çok arkadaşımız. Korkarak gitmek istemiyoruz.

Neredeyse asgari ücrete yakın ücretle çalışan bir insanın, evinde çoluğunu çocuğunu ekmeksiz bırakmak uğruna buraya neden geldiğini düşünün. Bize kulak verin. Bizi dinleyin. Gelir seviyeniz nedir bilmiyorum ama bize verdiğiniz ücretlerle biz geçinmekte zorlanıyoruz.

Biz burada gençliğimizle, bedenimizle iş yapıyoruz. Biz bir risk alıyoruz. Gerek endeks okumadaki, gerek kesme-açmadaki, gerek kaçak birimindeki özellikle arıza-onarım-bakımdaki arkadaşlarımız çok büyük riskler alarak, gece gündüz demeden, hava şartları her ne şekilde olursa olsun, soğuk da olsa sıcak da olsa, emeğiyle, bedeniyle çalışarak para kazanıyor. Sizden ricamız, bu emeğin karşılığını bize birazcık olsun verin. Geçinebileceğimiz bir ücret verin bize.

Asgari ücret de istemiyoruz. Bugün bize verilen ücret, asgari ücretin üstünde gibi görünüyor ama bizim ek gelirlerlimiz olmasa biz belki de asgari ücretin altında kalıyoruz. Her sözleşme döneminde belli bir süre sonra asgari ücretin altında kalıyoruz. Bu ücretleri bize reva görmeyin.

Burada çok fazla mesai yaparak, bayram seyran demeden çalışarak, senelerce bayramını ailesiyle geçirmeyen insanları ya da bir bayramda veya tatil döneminde ailesini tatile götüremeyen insanları görmenizi ve onlara kulak vermenizi istiyoruz. Bizi gözardı etmeyin lütfen.

Er’in ardından söz alan başka bir işçi, aldıkları ücretin yarısının kiraya, geri kalanın yarısının faturalara gittiğini ifade ederek ancak maaşın dörtte biriyle geçinmeye çalıştıklarını belirtti. Maaşlarda iyileşme yapılmasını talep ettiğini belirten işçinin ifadeleri şöyle:

Biz ayda 22 gün çalışıyoruz. Bunun 10 günü ev kirasına gidiyor. 5 günü faturalara gidiyor. Geriye kalan 7 günle geçiniyoruz. O yüzden maaşlarda iyileşme yapılmasını talep ediyoruz. Burada bizim kötü bir amacımız yok. Genel başkanın bizden habersiz imzaladığı toplu sözleşmeye tepki olarak toplandık.

Üçüncü söz alan kişi Özkan Bal oldu. Bal, borçlarını kapatabilmek için bile borç almak zorunda kaldığını ifade ederken kendilerine danışmadan sözleşmeye imza atan TES-İŞ Genel Başkanı Ersin Akma’ya tepki gösterdi. Bal’ın ifadeleri şöyle:

“Geçinebilmek için borcu borçla kapatıyoruz”

Ben 2005 yılından beri bu şirkette çalışıyorum. Bizim tepkimiz, kesinlikle işverene değil. Bizim tepkimiz, bizim haklarımızı savunmayan, bizden her ay aidat alan sendika başkanına. Bizle hiçbir şekilde fikir alışverişinde bulunmadan, bütün şube başkanlarını yok sayıp, işverenle anlaşıp ve bunu bize dayatan sendikaya olan tepkimiz bizim.

Geçinebilmek için borcu borçla kapatıyoruz. Ben geçen ay 14 milyar kredi çektim. Neden? Çünkü evime haciz gelecek. Ben borçlarımı kapatabilmek içn borç alıyorum. Ama o sendika başkanı, kendi koltuğunu düşünerek bu kadar insanın vebaline giriyor. Bu kadar insan aç bir şekilde çalışıyor ve aklında şu var: “Bir ay sonra ev kirasını nasıl vereceğim? Çocuğuma iki kuruşluk hediyeyi nasıl alacağım?”

İş arkadaşlarımdan birinin burnu kanasın, iş kazası geçirsin; vebali, o sendika başkanınındır. Sayaç okuyan arkadaşım, 7/24 bütün mahalleyi geziyor. O sıcağın altında sayaç okuyup şirkete para kazandırıyor. Ama benim sendikam demiyor ki “Bu arkadaşın su içecek parası yok. Tuvalate gidecek parası yok.” Benim sendikam bunu düşünmüyor. Ondan sonra çıkıp “Ben imzaladım. Sözleşme bitti. Hayırlı olsun” diyor. Bu şekilde bize dayatma yapıyorlar. Türkye’de sesimi duyan herkese sesleniyorum: Bu kadar insanın vebaline giriyor musunuz siz? O sendika başkanı tek başına giriyor. Bu kadar insana “Aç kalın, susuz kalın, umurumda değilsiniz” diyor.

Son söz alan Murat Coruk ise TES-İŞ Genel Başkanı Ersin Akma ve Toplu İş Sözleşmelerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hacı Mevlüt Ünal’a tepki göstererek “Onurunuz varsa istifa edersiniz” dedi. Coruk’un ifadeleri şöyle:

“Onurunuz varsa istifa edersiniz”

Genel Başkan Ersin Akma, sözleşmelerden sorumlu Hacı Bey, üç gündür “İmzalamadım” diyerek bizi kandırdınız, oyaladınız. Bu saatten sonra benim ve bu arkadaşların tek bir ricası var: Onurunuz varsa istifa edersiniz.

Konuşmaların ardından eylem sona erdi.

İlgili haberler:

Emekciler.net

YORUMLAR

WORDPRESS: 0