AnasayfaHaber

Anayasa Mahkemesi’nden isim değişikliği reddedilen trans başvurucu hakkında hak ihlali kararı

Anayasa Mahkemesi’nden isim değişikliği reddedilen trans başvurucu hakkında hak ihlali kararı

Anayasa Mahkemesi, 22 Nisan 2021 tarihli 2018/34342 Başvuru Numaralı kararıyla transların isim

Boğaziçi Üniversitesi direnişine katıldığı için tutuklu yargılan Ömer Şengel tahliye edildi
Hattat Holding’den termik santrale karşı çıkan belediye başkanına 1 milyon TL’lik dava açıldı
Melek İpek’in 6 yıla kadar hapsi istendi

Anayasa Mahkemesi, 22 Nisan 2021 tarihli 2018/34342 Başvuru Numaralı kararıyla transların isim değişikliği davalarıyla ilgili hak ihlallerini ortadan kaldıracak önemli bir adım attı. Anayasa Mahkemesi başvurucunun isim değişikliği talebinin, cinsiyet uyum ameliyatlarının yapılmadığı iddiasıyla reddedilmesini özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine karar verdi

Anayasa Mahkemesi’nden isim değişikliği reddedilen trans başvurucu hakkında hak ihlali kararı

Anayasa Mahkemesi, 22 Nisan 2021 tarihli 2018/34342 Başvuru Numaralı kararıyla transların isim değişikliği davalarıyla ilgili hak ihlallerini ortadan kaldıracak önemli bir adım attı. Bir trans başvurucu, nüfustaki isminin iş ve sosyal hayatında yaşadığı zorluklar ve uzun yıllardır sosyal yaşantısında kullandığı isminin farklı olması sebebiyle değiştirilmesini yerel mahkemeden talep etti. Mahkemece bu talep, başvurucunun cinsiyet uyum ameliyatlarını tamamlamadığından ötürü nüfustaki cinsiyet hanesiyle isminin karışıklık yaratacağı ve bunun kamu düzenini bozacağı iddialarıyla reddedildi. Bu kararı istinaf mahkemesine taşıyan başvurucu burada da aynı gerekçelerle red yanıtı aldı. Nihayetinde Anayasa Mahkemesi ise önüne gelen başvuruda, Anayasa Mahkemesi başvurucunun isim değişikliği talebinin, cinsiyet uyum ameliyatlarının yapılmadığı iddiasıyla reddedilmesini özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine karar verdi.

Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği Ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) internet sitesinde yer alan habere göre, Anayasa Mahkemesi kararında, Türk Medeni Kanunu madde 40 cinsiyet uyum ameliyatlarının, yine Türk Medeni Kanunu madde 27 kapsamında görülen  isim değiştirme davalarında ileri sürülmesinin birbirleriyle herhangi bir ilgileri olmadığı sonucuna vardı ve isim değişikliği ile ilgisi bulunmayan bu kuralın özel hayata saygı hakkının farklı boyutlarını da daraltacak şekilde yorumlandığını belirterek yerel mahkemelerin, tercih edilen ismin adeta cinsiyeti de belirleyeceği şeklinde oldukça dar bir yorumu benimsediğini vurguladı.

Anayasa Mahkemesi’nin kararında şu ifadeler yer aldı:

Kişinin kendisini psiko-sosyal durumu itibariyle daha iyi hissedeceği bir isimi alabilmesi için vücut bütünlüğüne yönelik müdahaleye rıza göstermek zorunda bırakılması kişiye aşırı bir külfet yükler. Öte yandan nüfus kaydında erkek olan bir kimsenin kadın ismi almasının kamu düzeni açısından sorunlar yaratabileceği de göz ardı edilemez. Bu sebeple derece mahkemelerinin kamu yararı ile bireysel menfaatler arasında denge kurarken bu hususu gözetmeleri makul karşılanabilir. Ancak başvurucuya yüklenen cinsiyet değiştirme ameliyatı olma külfetinin ağırlığı  karşısında kamunun bundan elde edeceği yararın önem derecesi düşük kalmaktadır.

Mahkeme isimlerin kadın-erkek ismi şeklinde nitelendirilmesiyle karar verilemeyeceğini, isimlerin farklı cinsiyetler tarafından bir arada ya da ayrı kullanılabildiğini, sadece kamu düzeninde karışıklık çıkacağı iddiasının ise isim değişikliği talebinin reddi için gerekçe olamayacağını belirtti.

Son olarak Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin Yıldırım, karara ek gerekçesinde  başvurucunun aslında Anayasanın 10. maddesi kapsamında eşit muamele görme hakkının da ihlal edildiğini belirtti. Buna yönelik gerekçesinde, İstanbul Sözleşmesinin 4/3 maddesi Kapsamında Toplumsal cinsiyet kimliğinin de ayrımcılık yasağı kapsamında olduğunu belirterek AİHM’in ‘AP, Garçon ve Nicot v. Fransa’ kararına atıfla hukuki olarak cinsiyetin tanınması için bazı tıbbi tedavilerin müdahalelerin zorunlu tutulmasının Sözleşmesi’nin 8. maddesini ihlal ettiğini dile getirdi.

Yıldırım yine BM İnsan Hakları Komitesi 2016’da yayımladığı “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Temelli Ayrımcılık ve Şiddete Karşı Korunma” başlıklı kararına atıfla transların cinsiyetlerinin hukuki olarak tanıtılması kolaylaştırılması belirtmiş, yine 2006 yılında “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliğiyle İlişkili Olarak Uluslararası İnsan Hakları Hukukunun Uygulanmasına Dair Yogyakarta İlkeleri” gereği herkesin cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği esaslı ayrımcılığa maruz kalmadan tüm insan haklarında yararlanma hakkının mevcut olduğunu belirtmişti.

Yıldırım bu tespitleriyle birlikte, Anayasa’nın 10.maddesi kapsamında cinsiyet kimliği yahut cinsel yönelimle ile ilgili bir düzenleme bulunmamasına karşın maddenin geniş yorumlanarak cinsiyet kimliğine  ve cinsel yönelime dayalı ayrımcılıkların da madde kapsamında  kabul edilmesi gerektiğini belirtti.

Karar linki için tıklayınız!

Emekciler.net

YORUMLAR

WORDPRESS: 0